Kamp Turkey ile Soru – Cevap

Kamp Turkey İle Soru – Cevap Köşemizden hepinize merhaba diyerek başlayalım o halde. Bu köşe sizler için farklı fikirler ve tecrübeler içermektedir. Merak ettiğinizi düşündüğümüz birkaç soruyu önce Kamp Turkey yönetimine ilettik ve inanılmaz keyifli bir sohbet sonucunda harika cevaplar aldık. Köşemizin ilk konuğu ise tatlı mı tatlı, esprili mi esprili adminimiz Birge Karakılıç.

“Biz sohbetten çok keyif aldık. Umarım sizler de okurken aynı keyif içerisinde olursunuz…”

-Öncelikle sizi bir tanıyalım. Birge Karakılıç kimdir?

    ”Asıl mesleğim ebelik. İyi bir ebe değilim ama iyi bir hemşireyim. 32 yaşında, bekarım ve taliplerime açığım”  diyerek esprili bir yaklaşımla ne kadar eğlenceli olduğunu herkese belli eden Kamp Turkey yöneticimizle sohbetimize devam ediyoruz.

-İlk kamp deneyiminizi hatırlıyor musunuz?

    “İlk kamp deneyimim Balıkesir’in bir köyünde oldu. 8 yaşındaydım ve izciydim. Çok keyifliydi. Bir düşünsenize henüz 8 yaşındasınız, aileniz olmadan ve artık kullanılmayan bir köy okulunun bahçesinde, arkadaşlarınızla çadırlarda kalıyorsunuz…”

-Öyle bir anda kamp yapma isteği mi geldi yoksa daha önceden deneyimlemiş birileri var mı çevrenizde?

    “Yaşım küçük diye bando ekibine alınmadım. Ben de çok ağlamıştım ve sonucunda ailem kıyamayıp, sen izci ol demişlerdi. Başta tabi ki de kamp nedir bilmiyordum ama ailece doğayı çok severiz. Çocukluğum da doğa içerisinde geçti.” Diye verdiği cevapla doğayı ve kampı ne kadar çok sevdiğini bir kez daha betimlemiş oluyor tatlı adminimiz.

Doğa-içerisinde

-Doğanın bir melodisi olduğu düşüncesindeyim. Her sesin farklı bir ritmi ve bir araya geldiklerinde inanılmaz senkron bir ritim tuttuklarını düşünüyorum. Siz doğa hakkında ne söyleyebilirsiniz ?

    “Kesinlikle buna katılıyorum.. Doğanın bir melodisi var ve bir tür meditasyon sağlıyor bize. Eve huşu içerisinde dönüyorum hep. Belki de oksijen sarhoşluğu bu. Doğa hep bir şölen havasında ve her mevsiminde ayrı bir heyecan, tatlı bir telaş var.”

Doğanın-Melodisi

-En amatör kampınız nasıldı? Bugün bize gülerek anlatabileceğiniz bir olay yaşadınız mı ?

    “Aslında kamp yapmaya çok uzun bir dönem ara vermiştim 10-12 yıl kadar. O dönemlerde biraz obsesyon başladı.Dağlara çıkar, derelere girerim ama akşam olduğunda mutlaka eve dönüp yıkanmam gerekir. Uzun bir süre de cesaret edemedim tekrar kamp yapmaya… 3 sene önce, Inter Turkey Bursa ekibi olarak Dağyenice barajında Kamp yapalım dedik, dedik de ben nasıl yapacağım? O an kafamda deli sorular modundan kurtulamadım tabi ama bu çok uzun sürmedi.Eski kamp malzemelerimden bir mat duruyor. Yarısı var, yarısı yok… Uzun zaman sonraki o heyecanı herhangi bir kelime ile anlatmam mümkün değil! Sanırım kendimi en amatör hissettiğim zamandı bu. Arkadaşıma; ‘bu çadır direklerine perlon mu yoksa pol mü deniyordu?’ diye sormuştum hatta. Obsesyonum ise hala devam ediyor ne yazık ki ama çadırda ıslak mendil ile kendimi temizleyerek başa çıkmaya çalışıyorum. Doğa, insanların kendinden ödün vermesini fazlasıyla hak ediyor çünkü.

-En çok hangi mevsimde kamp yapmayı seviyorsunuz, neden?

    “Ahhh aslında ben bahar aylarını çok seviyorum. Uyku öncesi ve uyandıktan sonra doğada olmak ayrı bir keyif veriyor. O huzuru size yansıtamıyorum belki ama anlatırken hissedebiliyorum ki bu bile yetiyor…”

Bahar

-Hayranı olduğunuz bir kamp alanı var mı “Kesinlikle oraya gidilip kamp yapılmalı!” dediğiniz?

    “Kelebekler Vadisi’ne gittiğimde büyülendiğimi sandım… Ah bir de Kaz Dağları var tabi. Sanırım çok başka bir ambiyansları var. Sorunuzla beni oralara götürdü şu an…” hoş bir gülümseme ile gerçekten kendini bir an oralarda hissettiğini çok belli etti doğa sevdalısı adminimiz.

Kelebekler-vadisi

-En kötü kamp tecrübenizi de merak ediyorlardır bence …

    “Neyse ki çok kötü bir tecrübem olmadı. Malumunuz ki herkeste aynı çadırlar var ve arkadaşın teki benim çadırımı kendi çadırı sanıp gelmişti. Beni gördüğü an özür dileyerek çıktı. Kendi çadırını umarım bulmuştur… Islak mendille temizlendikten sonra pek çadırdan çıkmayı tercih etmiyorum. Bir de bir arkadaş ayağını çarpmıştı. Ben ağrı şokuna girdi sandım hemen hastaneye götürdük. Meğer alkol komasına girmiş… Sabaha kadar başında beklemiştim, kamp yalan olmuştu. Bu durum biraz sinir bozucuydu.” diyen adminimiz ekliyor; “Grup olarak kamplara zaten eğlenmek amacı ile gidiyoruz. Ama kendimiz eğleneceğiz diye başkalarını huzursuz etmemek adına, hem kendimize hem de yakınlarımıza dikkat edelim ki herkes mutlu ve keyifli bir kamptan ayrılsın…” diyerek sözlerini tamamlıyor ve bu noktada kendisine hak vermeden edemiyoruz ve Kamp Turkey İle 1 Soru, 1 Cevap daha diyerek, hız kesmeden devam ediyoruz…

-Kamp yaparken en çok nelere dikkat ediyorsunuz? Mesela; ne yiyorsunuz, ne giyiyorsunuz, nasıl bir çadır ve ekipman tercih ediyorsunuz?

    “Soğuk hava şartlarıyla rahatlıkla baş edemiyorum. Bu sebeple kamp yapmaktansa yürüyüş yapmayı tercih ediyorum. Dolayısı ile çok sağlam ekipmanlara sahip değilim. Yanımda 2 mat taşıyorum. Biri sünger, biri şişme… 70 litre bir çantam var ve sağlıkçıyım. Dolayısı ile bunun yaklaşık olarak 30 litresi ilaçlar için… Olası her ihtimale karşı olarak yanımda ilaç taşıyorum. 1 takım yedek kıyafet, sabun, ıslak mendil, tuvalet kağıdı ve peçete vazgeçilmezlerim arasında. Yemek için çoğu zaman hazır gıdaları tercih ediyorum ama odun ateşinde pişen kahveden de asla vazgeçemiyorum…” diye verdiği cevapla sadece doğaya değil, közde kahveye de tutkulu olduğunu belli ediyor. Bir sonraki kamp kahveniz sitemiz editörlerinden olsun o halde sevgili adminim.

-Bireysel kamp mı, toplu kamp mı?

    “Aslında bu moda göre değişen bir durum. Ben, her ikisini de seviyorum ama toplu kampları pek kamp olarak göremiyorum. Daha çok festival havasında oluyor bence. Bizim de daha önce yapmış olduğumuz ‘Otostop Festivali’ni anımsatıyor bana toplu kamplar.

-Son sorumuzu da sorup, sizleri de okurlarımızı da daha fazla yormayalım. Kamplarda ne tür aktivitelerden hoşlanır, ne tür aktiviteleri gereksiz bulursunuz?

    “Genel tercihimi ve asıl sevdiğim aktiviteleri sorarsanız eğer; kitap okumak, müzik dinlemek, kısa yürüyüşler yaparak bildiğim yabani otları ve mantarları toplamayı seviyorum. Genel fikrimi soracak olursanız da doğada gereksiz bir aktivite olmadığını düşünüyorum. Örnek vermem gerekirse ‘Erik Dalı’ çalarken göbek atmakta sevdaya dahil!”

  

Kamp Turkey İle Soru – Cevap köşemize verdiği samimi ve içten cevaplardan ötürü öncelikle adminimize teşekkür ediyoruz ve adminimizi tanıma fırsatı verdiği için Inter Turkey ailesine de teşekkürlerimizi iletiyoruz.

   Ben bu sohbetten inanılmaz keyif aldığımı belirtmek isterim. Pandemi dönemi dolayısı ile yüz yüze bir sohbet yapmak mümkün değildi ama akıllı telefonlarımız sayesinde Birge Karakılıç ile yüz yüze bir sohbet sağlayabildik. Kendisi tam bir doğa aşığı. Kamptan ve doğadan bahsettiği anlarda gözlerinin içi gülüyor. O mutluluğu sizlerin de görmesini çok isterdim. Umarım bir sonraki kampta kendisiyle tanışma fırsatını yakalarsınız.

https://kampturkey.com/dogada-giyim-nasil-olmali.html

Kamp Turkey ile Soru – Cevap” için 3 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir